top of page

Anne-Baba Tutumları/2019

  • Berna Uzun
  • 16 Şub 2022
  • 3 dakikada okunur



Anne ve babanın çocuğa nasıl davrandığı, kuralların ne şekilde koyulduğu ve uygulandığı, çocukla ilgili olaylarda nasıl tepkiler verildiği gibi davranışların tümüne ‘anne-baba tutumları’ denir. Öncelikle bu tutumların neler olduğuna ve çocuğa ne gibi etkilerinin olduğuna kısaca değinelim. Otoriter tutumda çocuğun gelişimi, istekleri, kişisel özellikleri dikkate alınmaz. Sadece koyulan kurallara uyması beklenir. Kurallara uymadığında ceza verilir. Bu tutumda çocuk kendini ifade edemez, itiraz edemez ve sadece itaat eder. Bu nedenle içinde öfke, üzüntü gibi duygular birikir ve bunlar davranış problemi olarak ortaya çıkar. Bu tutumla yetişen çocuklar boyun eğicidir. Diğer insanlarla ilişkilerinde ya boyun eğen ya da hükmeden taraf olurlar. Saldırganlık davranışının çokça görülme ihtimali vardır. Kısaca evde itiraz etmeyi, reddetmeyi, ifade etmeyi öğrenmeyen çocuk diğer insanlardan kötülük görmeye açık hale gelebilir. Aşırı koruyucu tutumda anne baba çocuklarını her durumdan korumaya ve onların yapabileceği durumlardan dahi alıkoyma söz konusudur. Anne baba sürekli çocuğuna kötü bir şey olması konusunda endişelidir. Büyümenin bir parçası olan düşme, hata yapma, üzülme gibi durumlardan çocuğu alıkoyup onların zarar görmesini engellerler. Hata yapmayan çocuk nasıl doğru yapacağını kendisi öğrenemez çünkü birileri onun yerine her şeyi hallediyordur zaten. Bu şekilde yetişen çocuklar kendi başına kaldıklarında nasıl davranacaklarını bilmediği için özgüvensiz ve sosyalleşmede sıkıntı yaşayan bireyler haline gelir. Kendi kararlarını almazlar ve birilerine bağımlı olarak yaşarlar. Aşırı hoşgörülü tutumda dünya çocuğun etrafında döner. Her şey çocuğun istekleri üzerine kuruludur. Çocuk için sınırlar ve kurallar yoktur. Böyle bir ailede yetişen çocuk okula başlayıp diğer insanlarla iletişime geçtiğinde aynı tavrı bekler. Tüm arkadaşlarının onun isteklerini yapmasını bekler. Bu neden sosyalleşmede problem yaşarlar. Doyumsuz olan çocuk sabırsız, sorumluluk almayan, bencil ve kendi isteklerinin hemen olmasını bekleyen bir insana dönüşür. Mükemmeliyetçi tutumda anne baba çocuğun yaptıkları konusunda asla tatmin olmazlar. Ya daha fazlasını isterler ya da kendi kafalarında en iyiye ulaşmasını beklerler. Bu tutumda da çocuğun özellikleri, istekleri göz ardı edilir ve sürekli daha iyisinin yapılması beklenir. Takdir görmeyen çocuk kendini sürekli olarak yetersiz hisseder. Her yaptığı işte hayal kırıklığına uğrar ve kendini değersiz hissetmeye başlar. Kısaca çocuk beklentiler altında ezilir. İlgisiz tutumda, anne baba çocuğa karşı yapmak zorunda olduğu görevleri dahi yerine getirmek, duygusal, fiziksel olarak ihmal vardır. Çocuk her yönden ihmal edilir. Sevgisiz ortamda büyüdüğü için başkaları tarafından dikkat çekmeye çalışır ve istismara açık hale gelir. İletişim problemleri, özgüven sorunları yaşanır. Demokratik tutum, her yönden sağlıklı bireyler yetiştirmek için bu tutum önerilmektedir. Kurallar, sınırlar vardır fakat çocuğun gelişimi, kişisel özellikleri, beklentileri dikkate alınır. Çocuğun kendini ifade etmesi sağlanır. Yaş düzeyine uygun sorumluluklar verilir. Cezadan kaçınılır ve olumlu davranışlar pekiştirilir. Koşulsuz sevgi vardır. Çocuk her şekilde kendini değerli hisseder. Bu tutuma sahip aileler her çocuğun kendine özgü kapasitesinin, özelliklerinin olduğunun farkındadır. Bu tutumların daha birçok özelliğine birçok siteden ve kitaptan ulaşabilirsiniz. Asıl önemli olan doğru olanı bildiğimiz halde neden uygulamada bunları gerçekleştiremiyoruz? Bu soruyla birlikte çocuğa karşı olan tutumumuzu incelerken aslında aileler kendilerine dair birçok farkındalık yaşarlar. Şöyle bir örnek verecek olursam kaygı bozukluğu olan bir babanın çocuğuna aşırı koruyucu davranması olasıdır. Çünkü içten gelen öyle yoğun ‘kötü bir şeyler olacak’ düşüncesi vardır ki o an için bununla baş etmek mümkün değildir. Doğal olarak en ufak durumlarda dahi koruyucu davranacaktır. Burada öncelikli olan kişinin kendinde olan bu problemi çözmesi gerekmektedir. Aynı şey öfke kontrol problemi için de geçerlidir. Sonrasında ne kadar pişman olunsa da sürekli buna maruz kalan çocuk özgüveni düşük yetişecek veya içinde biriken öfkeyi diğer insanlara saldırarak atacaktır. Doğrusunu biliyorum ama yapamıyorum dediğimiz davranışların arkasını aramak önemlidir. Devamına baktığımızda kendimize ve var olan problemlerimize ışık tutacaktır. Bu problemler sadece kendi hayatımızı değil çocuğumuzun gelişimini etkileyecek düzeyde olabilir. Anne baba olarak nasıl bir tutumda olduğunuzu fark etmek için çocuğunuzu gözlemleyebilir, onunla konuşabilir, eşler arası değerlendirmeler yapabilirsiniz. Hatta daha net olarak görmek için bir kağıt kalem alıp yazabilir, gerekirse bir uzmandan yardım alabilirsiniz. Birçok şeyde olduğu gibi tutumları ve kendi problemlerimizi değerlendirirken ‘hangi noktadan sonrası sıkıntı’ sorusunun cevabını doğru bir şekilde verebilmek önemlidir.

 
 
 

Yorumlar


©2022, özel ege yüksel özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page